admixture, biyoinformatik, çek cumhuriyeti, doktora, ostrava

Sonunda kabul aldım!

Bir önceki yazıdan devam…

Çek Cumhuriyeti macerası Nature Jobs’ta yayınlanan doktora ilanıyla başladı. İlanı veren Ostrava Üniversitesi’nden Pavel Flegontov’a nasıl başvuracağımı öğrenmek üzere hemen mail attım, isteği üzerine belgelerimi göndermeye hazırlanırken “Researchgate profilimi incelediğini ve akşam Skype üzerinden görüşmek istediğini” belirten bir mail daha aldım. Heyecanla konuşmaya hazırlanırken büyük bir korku da taşıyordum. Daha önce hiçbir mülakatta stresli olmamıştım, tabi onların hepsi Türkçe’ydi. Akşam konuşma hiç beklemediğim kadar iyi geçti. Burada Pavel’in tertemiz, tane tane İngilizce’sinin de hakkını vermek gerekir. Genel olarak CV’mde yazdıklarım ve yüksek lisans tezim hakkında konuştuğumuzu hatırlıyorum. Buradaki en önemli tavsiye CV’nizde gerçekten bilmediğiniz şeyler hakkında yazmayın. Eğer yazmış olsaydım, büyük ihtimalle bu pozisyonu da kaçıracaktım.

Konuşma sırasında Pavel, birden fazla kişiyle görüştüğünden ve seçim yapmak için bir test yapmak istediğinden bahsetti. Burada pozisyonun içeriği önemli. Alınacak doktora adayı biyoinformatik araçları kullanarak insan popülasyonlarının karışmasına dair analizler yapacaktı. Pavel, 5 soruluk bir test olacağını, normalde iki hafta sürebilecekken başvuruya yetişmek için zamanımız az olduğundan bir haftada bitirmemi istediğini söyledi. 3-4 soruyu tamamlasam dahi değerlendirmeye alacaktı.
Soruları cevaplayabilmek için onların sunucularına bağlanmam ve bir takım analizler yapmam gerekiyordu. Ancak büyük bir sorunumuz vardı. Bağlanmam gereken sunucular LINUX tabanlıydı, ben LINUX bilmediğim gibi bahsettiği analizler hakkında en ufak bir fikrim bile yoktu! Bu durumu Pavel’e açıkladığımda, “kolayca yapabileceğimi, istediğim zaman soru sorabileceğimi” söyleyerek son bahane mi de ortadan kaldırdı. Artık yapacak bir şey kalmamıştı, kısacık zamanda planlama yaptım. Önemli olan konuyu anlamamdı, görece uzun bir süreyi makale okuma işine ayırdım. Konuyu tüm ayrıntıları ve teorik arka planıyla anlatan bir makaleyi hatmettim. (ADMIXTURE analizleriyle ilgilenen arkadaşlar bu makaleleri isterse gönderebilirim.) İşin teorik kısmını az çok çözünce sıra analizlere geldi. Yine de tüm bilgilerim yarım yamalak olduğundan neyi nasıl yapacağımı bilemiyordum. Bu noktadan itibaren sorduğum en cahilce sorulara bile hızla cevap aldım. Bir analiz 24 saatten fazla sürüyordu ve soruların cevabını bulabilmek için bir sürü analiz yapmam gerekiyordu.

Pazartesi günü cevapları teslim etmem gerekirken, Pazar sabahı uyandığımda elimde tek bir sorunun bile cevabı yoktu. Yine de yapmam gereken tek bir analiz vardı, diğerleri bitmişti. Şimdi sıra yaptığım analizlerin sonuçlarını yorumlamaya gelmişti. Pazar sabahı hızla yeni bir sayfa açıp değerlendirmelere başladım. Aslında süre kısıtlı olduğu için çok kapsamlı cevaplar vermem gerekmiyordu. Tek bir kelime ile sorunun cevabını yazıp gönderebilirdim. Ancak ben artık kabul alamayacağıma ikna olarak (çünkü sorduğum sorular bana da aptalca geliyordu) en azından yapabileceğimin en iyisini yapmaya çalışıyordum. Bu nedenle, analiz sonuçlarını grafiklere döküp, o sonuçların ne anlama geldiğini tek tek açıklamaya başladım. Pazar akşamı toplamda 3 sorunun cevabı elimdeydi, yani hiç olmazsa değerlendirmeye alınacaktı. Kalan iki sorudan biri teorikti, diğerininse henüz analizleri tamamlanmamıştı (Burada sunucuların azizliğine uğradım. 🙂 ). Pazartesi sabahı son olarak teorik soruyu cevapladım. Sorunun cevabı çarpmada var olan değişim kuralıydı (a.b=b.a). Biz ki ÖSS’lerde ne integraller çözmüş, ne türevler hatmetmiş insanlarız! Çarpmanın değişim kuralının, doktora kabulü için yapılan bir sınavda işi ne!? Ben de aynen sizin gibi bu sorunun cevabına ikna olmadım ama artık takatim kalmamıştı. Bir haftadır yemeden içmeden kesilmişim, “eeeh eytere be!” diyerek gönderdim cevapları.

Biraz sonra Pavel, “akşama görüşür değerlendiririz” diye bir mail attı. Aslında biraz bakıp “iyi-kötü” bir şey söyleseydi en azından diyerek beklemeye başladım. Aradan birkaç saat geçince bir mail daha geldi. Ve bingo! Pavel dosyayı incelemiş, cevaplarda yanlışlık olmasına rağmen tatmin edici bulmuş ve beni doktora öğrencisi olarak kabul etmekten onur duyduğunu belirtmişti!

İşte o an insana bir çığlık atma isteği geliyor. Ama atamadım sevgili okur! Dışarıdaydım ve yanımda kimse yoktu, deli demesinler diye atamadım 🙁 .

Pavel bu müthiş cevapla birlikte dosyada düzeltmeler yaparak geri gönderdi ve akşam ayrıntıları tartışmak üzere Skype’a beklediğini belirtti. Gelen dosyada hiç ihtimal vermediğim şekilde teorik sorunun cevabını çok beğendiğini yazmıştı. Ben bu eğitim sistemine ne diyeyim bilemiyorum!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir