Bilim, Ceviri, Politika

SMBE Orta Doğu’da Evrim Öğretimini Desteklemeyi Reddetti!

Dün Amerikalı evrimsel biyolog Rasmus Nielsen bloğundan bir yazı yayınladı. Yazıda öncelikle Orta Doğu ve Kuzey Afrika’dan evrim öğretimine dair örnekleri sıralıyor, sonrasında da bu bölgede evrim eğitimini desteklemek amacıyla Moleküler Biyoloji ve Evrim Birliği’ne yaptığı başvuruya aldığı red cevabını değerlendiriyor. Elbette bölgedeki savaşların müsebbibi bir ülkenin bilim eğitimini desteklemesini beklemek abesle iştigal, ancak “bilimsel” bir kurumun güvenlik gerekçeleriyle bir girişimi desteklememesi en hafif tabirle bilimsel değil. Nielsen’in yazısını kendisinin de izniyle Türkçe’ye çevirdim. Konu Türkiyeli bilimcileri de yakından ilgilendiriyor, zira etkinliğin bir ayağı da Türkiye için planlanmış. Yazıyı, kötü bir çeviri olsa da, aktarıyorum. Konu çok tartışılacak gibi görünüyor, tepkiler önemli. Eğer durumla ilgili bir öneriniz varsa, Rasmus Nielsen ile doğrudan bağlantıya geçebilirsiniz, en altta iletişim bilgisi mevcut.


Orta Doğu’da Evrim Öğretimi

Dünyanın birçok yerinde evrim öğretimi uzun zamandır yaradılışçıların saldırısı altında. ABD’de yaradılışçılar tarafından öne çıkarılan akıllı tasarım fikri, okul yönetimleri ve yerel parlamentolardaki Kitzmiller’in Dover Okul Bölgesi’ne karşı bilinen davaya yol açtı ve şimdi Kansas Eyaleti Eğitim İdaresi tarafından “biyolojik makroevrim, Dünya’nın yaşı ya da evrenin kökeni ve erken gelişimi”ne dair tüm ifadeler silinip bilim eğitimi standartları değiştirilerek 1999 kararı alt-üst edildi. Kentucky’de Eğitim Departmanı, eyaletin okul standartlarında “evrim” kelimesi yerine “zaman içinde değişim” öbeğini koydu. Louisiana’da, 2008’de “Louisiana Akademik Özgürlük Yasası” adındaki tasarının kabulü, öğretmenlerin bilimsel bir teori olarak evrim yerine evrime iliksin karşıtlıkları öğretmesine izin verdi. Tennessee Eyalet İdaresi benzer şekilde bir tasarıyı (HB 368/SB 893) kabul ederek “evrimin ve iklim değişiminin ‘bilimsel sağlamlılık ve bilimsel zayıflığını’ araştıran öğretmenleri” korudu.

Ancak bazı bölgelerinde, karşıtlıklara ve evrim eğitimine yönelik politik direnmelere rağmen, ABD’de evrim öğretimi şimdiye dek bilim öğretiminin bütünleşmiş bir parçası. Hatta, yeni ulusal bilim müfredatı, Bilim Standartları Üretimi, evrimi yaşam bilimlerinin temel prensibi olarak öğretiyor, ve bazı siyasi direnişlere rağmen, sonunda tüm eyaletlerde benimsenmesi bekleniyor. Tennessee Eyaleti bu müfredatın geliştirilmesinde söz sahibiydi ve Kentucky müfredatı uygulaması için seçilmiş durumda.

Evrim öğretimi, dünyanın geri kalanında çok daha az tartışmalı. Orta ve Güney Amerika’da çok fazla yaradılışçı hareket bulunmuyor ve bu ülkelerde çoğunlukla evrim öğretimi tartışmasız. Aynı şey diğer birçok Katolik ülke için de geçerli, özellikle Papa John Paul II’nin “yeni bilgiler evrim teorisinin bir hipotezden daha fazlası olduğunu gösterdi” açıklamasından sonra. Hindistan, Çin ve Japonya gibi Asya ülkelerinde, Çin’deki Kültürel Devrim sırasında Darwin’in fikirlerinin dışlanması haricinde, evrim öğretimi çoğunlukla tartışmasız. Avrupa’da, karşıtlıkların olduğu az rastlanan birkaç ülke dışında, evrim uzun zamandır tüm bilim müfredatlarının bütünleşmiş bir parçası. Evrim, neredeyse bütün ülkelerde bilim müfredatının bir parçası olarak ogretiliyor. Ancak, evrim öğretiminin, karşıtlığın gerisinde kaldığı ve bazı ülkelerde yasaklandığı bir bölge var: Orta Doğu ve Kuzey Afrika.

En korkunç örnek muhtemelen, evrim öğretiminin tamamen yasaklı olduğu Suudi Arabistan. Ders kitaplarında aşağıdaki cümlelerle safsata ve dine küfreden teori olarak anlatılan 12. sınıftaki ileri biyoloji dersinin haricinde K-12 eğitiminde evrimden bahsedilmiyor: “Tüm canlıların ve insanların tek bir kökenden geldiğini söyleyerek, insanlığı Allah’ın yarattığını reddeden İngiliz Charles Darwin tarafından öne sürülen, ‘evrim teorisi’ olarak adlandırılan şey, Batı’da ortaya çıktı. Bizim böyle bir teorinin peşinden gitmemize gerek yok çünkü Allah’ın Kitabı’nda yaşamın kökenine ilişkin, tüm canlıların Allah tarafından yaratıldığına dair bilgiye sahibiz. (1)”Evrim konusundan tamamen kaçarken, nasıl daha ileri biyoloji eğitimi sağlandığı merak edilebilir. Ancak, adaptasyon gibi kavramlar bile yaradılışa uyan alternatif tanımlar bulabilir. Örneğin, standart Suudi Arabistan 10. sınıf biyoloji metni adaptasyonu şöyle açıklıyor: “Organizmalarda, ortamlarında yaşamalarına yardım eden yapısal, işlevsel ve davranışsal karakterler bulunur. Allah c.c, organizmalar için bu özellik ve yapıları farklı ortamlarda yaşayabilsinler diye yaratmıştır. (2)”

Suudi Arabistan evrim öğretimi açısından sıra dışı bir örnek sergilerken, tersinden diğer bir sıra dışı örnek, muhtemelen sürpriz bir şekilde, İran. İran’da evrim, K-12 biyoloji müfredatının önemli bir parçası. Standart İran lise seviyesi biyoloji ders kitabı Elise Burton tarafından analiz edildi: “Birinci bölümde ilk olarak Darwin ve onun etkileri ve yeni sentezlerdeki sonuçlar; ikinci bölümde paleontolojiyi, moleküler ve yapısal homolojiyi ve embriyolojiyi içeren evrimin kanıtları ile sıçramalı denge ve evrimsel oranların tartışması; ve üçüncü bölümde güveler (Biston betularia) ve Darwin’in ispinozları üzerine Peter ve Rosemary Grant’in çalışması gibi doğal seçilim örnekleri anlatılarak üç kısma ayrılan evrim bölümü, evrim teorisinin gelişimine dair kapsamlı bir giriş sunuyor. (3)İran’da lise müfredatı evrim açısından baştan başa Avrupa, Amerika ve Doğu Asya ülkelerindeki gibi görünüyor.

Orta Doğu’daki birçok diğer ülke bu sıra dışı örnekler arasında bir yere düşüyor ve sıklıkla evrim ve yaradılış teorileri yan yana okutuluyor. Muhtemelen Orta Doğu’da en eğitimli ve seküler Müslüman ülke olan Türkiye, ülkede büyük bir kültürel savaşı bir derece yansıtan, bilim insanları ve yaradılışçıların arasındaki sürekli mücadeleye gömülmüş durumda. Türkiye’de, yaradılışçılık şu an yarı-resmi bir pozisyonda ve standart lise ders kitaplarında evrimle yan yana öğretiliyor. Türk yaradılışçılığı, Harun Yahya’nın Yaradılış Atlası kitabının bedava ulaştırıldığı, beni de içeren, Batılı bilim insanlarına tanıdık gelecektir. Türkiye, cumhuriyetin kurulduğu 1923’ten beri, resmi olarak seküler olsa da, 1980’lerdeki yeni “Türk-İslam Sentezi” politikası, bilim eğitimini yaradılışçılığa doğru kaydırdı. Eğitim Bakanı, Vehbi Dinçerler, Türkiye bilim eğitimini değiştirmeye yardım amacıyla, ABD merkezli Yaradılış Enstitüsü (ICR) ile bağlantı kurdu. Bu, evrimsel teorinin açıkça eleştirisini içeren ve sıklıkla evrime karşı Amerikan yaradılışçıları tarafından üretilen argümanları taklit eden biyoloji ders kitaplarının ortaya çıkmasına neden oldu. 1990’ların sonlarında alınan kararlar durumu tersine çevirdi ve bugün Türkiye, bilim müfredatında evrim ve yaradılışçılık arasında tarafsızlık politikasını benimsiyor. Evrim öğretimi genellikle Türkiye üniversitelerinde öncelikli değil: birçok biyoloji programı (<%40), çoğu bilim eğitim programları, ve neredeyse tüm moleküler biyoloji programları lisans derslerinde evrimi içermiyor.

Muğlak okul müfredatları, öğretmenlerin uygun eğitimindeki eksiklik ve dini gruplar tarafından sistematik yaradılışçı propaganda, Orta Doğu ve Kuzey Afrika toplumlarının evrimi büyük ölçüde reddetmesiyle sonuçlanıyor. Türkiye, Mısır, Lübnan ve Tunus’ta son on yılda yapılan birden fazla çalışma, sürekli olarak bu ülkelerdeki öğrenci ve öğretmenlerin büyük kesiminin (%25’ten %75’e kadar) evrimi reddettiğini gösteriyor; bazıları bunu dini temelde açıklarken, diğerleri “evrimin bilimsel olarak kanıtlanamadığını” iddia ediyor. Evrimi kabul edenler arasında bile, evrimin temel mekanizmaları hakkında yanlış anlaşılmalar olduğu bulunabiliyor.

Orta Doğu ve Kuzey Afrikalı bilim insanlarının büyük çoğunluğu, dünyanın geri kalanında olduğu gibi, evrimin temel prensipleri konusunda oldukça ikna olmuş durumda. Ancak, genellikle bilimsel ağlardan uzak ve izole durumdalar. Evrim öğretimi üzerine harika işler yapan, genellikle izole, araştırmacı örnekleri, Ürdün’deki Hashemite Üniversitesi Moleküler Biyoloji Bölümü’nden Rana Dajani ve benim iyi arkadaşım ve eski doktora sonrası araştırmacım Ankara’da Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Mehmet Somel. Mehmet, Davutoğlu ve Erdoğan’ın İslamcı hükümetinin üniversiteler üzerinde artan direkt ve dolaylı baskılarının ortasında, Ankara’da, güçlü bir evrimsel biyoloji araştırma grubu kuran parlak, genç araştırmacı. Türkiye’de hükümetin üniversitelerde düşünce özgürlüğünü azaltmaya yönelik süreçleri işleteceğine dair ciddi endişeler var.

Maalesef, Orta Doğu’da evrimsel biyoloji çalışan araştırmacıların genellikle uluslararası bağlantıları zayıf ve uluslararası topluluklardan destekleri az. Bu araştırmacılar, evrim öğretiminin ötesinde, seküler ve muhafazakar dini fikirlerin arasındaki temel bir çatışmayı da içeren kültürel bir savaşla karşı karşıyalar.  Muhtemelen, Orta Doğu’nun ve buna bağlı olarak bir derecede dünyanın geleceği, bu mücadele ile sıkıca bağlantılı. Hepimiz, haber yayın organlarında Orta Doğu’dan alışılageldik biçimde farklı dini gruplar arasındaki mezhep çatışmaları veya seküler ve dini gruplar arasındaki anlaşmazlıklardan doğan şiddet görüntülerine aşinayız. Yerel diktatörlere karşı Suriye ve Libya’daki devrimlere cihadist güçlerin dahil olması, sadece Orta Doğu’yu değil tüm dünyayı etkileyen uzun süreli iç savaşlara yol açtı. Sığınmacıların ve terörizmin akışını da artıran bu çatışmaların sonuçları, Batı dünyasının büyük kısmında siyasi söylemleri domine ediyor. Batı’da biz, muhtemelen zarar verici sonuçları olan Orta Doğu’ya askeri müdahale geleneğine sahibiz. En güçlü müttefiklerimiz, Suudi Arabistan ve Katar, küçük bir elit tabakaya muazzam ekonomik ve politik ayrıcalık sağlayan, Selefi ideolojiye sahip, bölgedeki en gerici ülkelerden. Biz, seküler güçleri desteklemek yerine, petrol zengini ülkelerin ihtimalen kalıcı hükümdarlarıyla ekonomik açıdan elverişli anlaşmalar yapmayı seçtik. Ve söz konusu stratejik ve ekonomik ilgimizi devam ettirmek için askeri gücümüzü kullanmaktan çekinmedik. Ancak, Orta Doğu’daki ilerici ve seküler hareketler, yerel olarak Batı tarafından teşvik edilmekle suçlanıp Batı’dan destek görmeyerek çaresiz bırakıldı.

Evrime ilişkin çekişmeler, Orta Doğu’da bu ortama gömülü. Bunlar, modernist seküler düşünceler ile muhafazakar dini fikirlerin arasındaki daha büyük kültürel (ve sıklıkla fiziksel) savaşın bir parçası. Ve bir kez daha, dünyanın geri kalanından, evrim öğretimi ve araştırmasını teşvik eden Orta Doğulu bireylere katkı yok. Belki bir kez, Orta Doğu’da, sadece bombalar Paris, Londra ya da New York’a ulaştığında veya stratejik ve ekonomik ilgilerimiz tehdit edildiğinde askeri rol oynayacağımız bir yer gibi davranmak yerine, düşünen aydın öncülere yönelik altyapı ve destek sağlayarak Orta Doğu’da gelişimi teşvik etmeyi deneyebilirdik. Evrimsel Biyologlar olarak, bizler buna katkıda bulunabiliriz. Açıktır ki, Orta Doğu’da evrimsel biyologları desteklemek, IŞİD tehlikesini yok etmeyecek ya da Suriye’yi yarın kararlı ve barışçıl bir demokrasiye dönüştürmeyecek, ama bu bölgedeki modern siyasi gelişime yönelik bir küçük adım olabilir. Sonuç olarak, iyi bilim eğitimi dini muhafazakarlığa karşı en güçlü silahlardan biri. Batılı evrimsel biyologlar olarak, bu silahı yerel eğitimci ve bilim insanlarının eline verme fırsatımız var. Bu nedenle, işbirliği yaptığımız Orta Doğulu bilim insanlarıyla birlikte, Moleküler Biyoloji ve Evrim Birliği’ne (SMBE) Orta Doğu’daki evrimsel biyologların bir iletişim ağını başlatmak için girişim desteği önerisi sundum ve üniversite düzeyinde eğitimcilerin evrim eğitimini teşvik etmek amacıyla bir başlangıç konferansı ve yerel toplantılar için ödenek istedim. SMBE bunun için oldukça uygun çünkü uluslararası bir birlik ve özellikle MBE ve GBE dergilerinden edindiği gelir sayesinde oldukça zengin. Şimdi, görebildiğim kadarıyla birisinin bu çeşit öneriyi desteklememesi için birçok neden var. Örneğin, öneri anlaşılması çok güç olabilir, Birlik birçok öneri arasında rekabet görmek isteyebilir ya da ödeneklerde kısıntı olabilir. Ancak öneri, bu nedenlerle değil, Birlik basitçe Orta Doğu’daki aktiviteleri desteklemek istemediği için reddedildi. Aldığım cevap şöyle:

“SMBE konseyi Orta Doğu’da ve Kuzey Afrika’da Evrim üzerine önerinizi inceledi. Konsey, dünyanın bu kısmına modern moleküler evrim araştırmaları ve eğitimini götürmenin öneminin farkında, ancak bölgedeki kararlılık ve güvenlik konusunda büyük ölçüde endişe duyuyor. Bu nedenle, öneriniz kabul edilmedi.

Ancak konsey, SMBE’nin yıllık toplantılarının genellikle yapılmadığı bölgeler/ülkelerde (örneğin, Afrika, Güney Amerika, Hindistan ve Çin), bazen toplantı düzenlemenin önemini farketti ve bu ülke/bölgelerde düzenlenecek bölgesel kapsamlı toplantılar adında yeni bir toplantı kategorisi oluşturmaya karar verdi.Bu yıldan itibaren, bölgesel kapsamlı toplantılar için çağrılar açılacak ve siz o zaman önerinizi gönderebilirsiniz.”

Red metninin içerdiği ifadeye dikkat edin, Birliğin desteklemeyi istediği toplantı bölgeleri “…Afrika, Güney Amerika, Hindistan ve Çin”-açıkça Orta Doğu’yu kapsamayan bölgelerin bir listesi. Gösterilen sebep Birliğin “bölgedeki kararlılık ve güvenlik konusunda büyük ölçüde endişe duyuyor” olması. Yani biz Orta Doğu’daki evrimsel biyolog meslektaşlarımızı desteklemeyi güvenlik endişesi ile mi reddettik? Eğer kelimesi kelimesine alacak olursam, bunu korkaklığın aşırı biçimi olarak yorumlayabilirim. Ancak, belki gerçekte korku değildir ama bu kararın altında başka endişeler yatıyordur. Konseyin kararını sorgulamayıp kendimi tutacağım.

Yine de, şimdi bu bizi Orta Doğu’da evrim araştırmaları ve eğitimini destekleme çabamızda ödeneksiz bıraktı. Bu girişimi ileri taşımak veya içinde yer almak konusunda bir öneriniz varsa, lütfen bana mail atın. Biz bırakmıyoruz – sonucu ağır olabilir. Hergün destek olmadan evrimin öğretimini teşvik eden Orta Doğu’daki meslektaşlarımızı yalnız bırakmamalıyız. Burada, elverişli olandan ziyade doğru olanı yapmak için tarihi bir fırsata sahibiz.

Rasmus ([email protected])

Kaynaklar

  1. Sulaiman bin Muhammad al-Habib et al. al-Ahyā’ lil-ṣaff al-thālath al-thānawī: al-faṣl al-darāsī al-awwal [Biology for Secondary Grade Three: First Semester]. Riyadh. Translation by Elise Burton.
  2. Fahd bin Nasir al-Aqiyyal et al. al-Ahyā’ lil-ṣaff al-awwal al-thānawī [Biology for Secondary Grade One] Riyadh. Translation by Elise Burton.
  3. Elise Burton. 2010. Science, Religion and the State: Teaching Evolution in the Middle East. Honor’s Thesis, Department of Middle Eastern Studies, UC Berkeley.
  4. Saïda Aroua, Maryline Coquide, Salem Abbes. 2009. Overcoming the Effect of the Socio-cultural Context: Impact of Teaching Evolution in Tunisia. Evo Edu Outreach 2:474–478
  5. Saouma BouJaoude, et al. 2011. Muslim Egyptian and Lebanese Students’ Conceptions of Biological Evolution. Sci & Educ 20:895–915
  6. Pelin Yalcinoglu. 2009. Impacts of Anti-Evolutionist Movements on Educational Policies and Practices in USA and Turkey. Elementary Education Online 8(1), 254-267
  7. Gülsüm Akyol, Ceren Tekkaya, Semra Sungur. 2010. The contribution of understandings of evolutionary theory and nature of science to pre-service science teachers’ acceptance of evolutionary theory. Procedia Social and Behavioral Sciences 9: 1889–1893

4 thoughts on “SMBE Orta Doğu’da Evrim Öğretimini Desteklemeyi Reddetti!”

  1. Çok güzel bir yazı olmuş, teşekkürler. Türkiye’nin son zamanlardaki yanlış politikalarının böyle yerlerde bile insanların karşısına çıkması çok üzücü bir durum. Umarım yakın zamanda çalışmalar için ödenek bularak araştırmaya koyulursunuz.

    Bu arada iran’ın eğitime önem verdiğini biliyordum ama bu denli teokratik bir yönetime sahip ülkenin evrim konusunu aşmış olması şaşırtıcı.

    1. Tesekkurler 🙂 Projede ben bulunmuyorum. Ancak arkadaslar projeyi gerceklestirmek icin bir cikis yolu ariyorlar bildigim kadariyla. Yazinin yukarida dedigim gibi sadece cevirisini yaptim. Durumu Rasmus Nielsen arkaplaniyla birlikte cok guzel ozetlemis gercekten.

      Iran ise gercekten ilginc bir ulke.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir