başvuru, çek cumhuriyeti, doktora, moleküler biyoloji ve genetik, ostrava, sorunlar, vize

Ne zaman sorunsuz halloldu ki?

O akşam Skype’ta görüştük. Hızla planlama yapmamız gerekiyordu. Pavel inatla “diğer okullara yaptığım başvurular durdurmamı, eğer başka bir yeri tercih edersem onu çok zor durumda bırakacağımı” söylüyordu ve maalesef Almanya’da henüz sonuçlanmamış bir başvuru sürecim vardı. Ostrava Üniversitesi’nin resmi başvuruları bitmek üzereydi, başvuru-mülakat aşamalarını hızla atlatıp oturum izni için başvuruları yapmam gerekiyordu. Bu arada muhtemel doktora konumun da mülakat öncesi hazır olması ve benim ona hâkim olmam gerekiyordu. Tüm bunlar olurken Almanya’dan olumlu bir cevap alırsam ne yapacağım hakkında en ufak bir fikrim yoktu.
Ertesi gün başvuru işlemini online sistemden yapmaya başladım. Veeee tatatataaam! Sorunlar dizisinin ilk aşaması burada başladı. Bana verilen kullanıcı adı ve şifre yanlıştı. Aslında en başta “herhalde bir hata oldu” diyerek bunu çok önemsemedim. Ancak Pavel’den gelen cevapla şoka girdim. Resmi başvuru süresini yanlış öğrenmiş ve başvurular aslında daha önce bitmiş! Gönderdiği mailde “çalışma izni için belge gönderebileceklerini ve yazın alınacak başvurularda beni doktoraya kabul edeceklerini” yazmıştı. İlk tepkim sert oldu tabi. İkinci mailde Pavel hiçbir sorun olmayacağını yazarak beni biraz olsun rahatlattı.
Zaten oraya gittiğimde okulun Yaşam Bilimleri Araştırma Merkezi’nde part-time çalışacaktım. Dolayısıyla bana bununla ilgili belgeleri gönderdiler. Bunun üzerine ben de hızla belgeleri düzenlemeye başladım. Aramızda postalaşmaya başladık. Çünkü Çek Cumhuriyeti orijinal belgeler ve imzalar olmadan işlem yapmıyor. Posta işinde benim sadık yârim biraz pahalı da olsa FedEx’ti. Çağrı merkeziyle görüşürken fiyatın çok pahalı olduğunu söylerseniz hatırı sayılır bir indirim yapabiliyorlar. Şansınızı denemenizde fayda var. Gönderdikleri belgeler tamamlandıktan sonra vize işlemlerine başladım. Vize sürecini ayrı bir yazıyla anlatmak daha doğru olacak.
Bu arada benim master diplomamın Çek Cumhuriyeti’nde denkliğinin sağlanması gerekiyordu. Master geçici mezuniyet belgemi ve transkriptimi gönderdim. Bir süre geçtikten sonra benim işlemlerimle ilgilenen Jiri’den master denkliğimi sağlayamadıklarına dair bir mail aldım. Aradaki küçük sorunları atlarsak ikinci en büyük problemle (bir öncekinden çok daha büyük) karşı karşıyaydım. Mezun olduğum sevgili okulum İstanbul Üniversitesi master diplomama tezime dair hiçbir şey yazmamıştı. Yönetmeliğe ve Bologna sistemine göre yüksek lisans tezinin AKTS’si 60 olması gerekirken benim transkriptimde sadece aldığım derslerin toplam 72 AKTS’si görünüyordu. Bu durumda en az 120 AKTS’ile mezun olması gereken Ezgi aslında mezun olmamış oluyordu!
İstanbul Üniversitesi biraz böyle işler. Eğer dikkatli olmazsanız, yıllar sonra kayıtları açtığınızda aslında mezun olmadığınızı görebilirsiniz. Neyse ki ben yüksek lisans tezimi yazdığımdan ve savunup mezun olduğumdan emindim :). Tabi o sıralar hala Hatay’da çalışıyor olduğumdan tüm bunları telefon aracılığıyla halletmem gerekiyordu. Hemen durumu İstanbul Üniversitesi’ne ilettim ve transkriptimin yeniden düzenlenmesini istedim. Telefondaki ses “transkriptlere müdahale edemeyeceğini, sistemden ne çıkıyorsa onu verebileceğini” söyledi. Uzun uğraşlar sonucunda dersler+tez toplam AKTS’yi bir yazıyla iletebileceklerini söylediler.
Yazı geldiğinde toplam 132 AKTS olması gereken kredimin bu sefer de 162 AKTS olduğunu görerek milyonuncu şokumu atlatmaya çalışıyordum. Enstitü bunun üzerine “tezde üç dönem geçirdiğim için, her bir dönem 30 AKTS olduğundan, toplam 162 AKTS olduğunu” söyledi. Bu belgeyi Jiri’ye ilettiğimde belgenin transkript formatında olmasının zorunlu olduğunu öğrendim. Artık sinir katsayım büyük bir hızla yükseliyordu. Son bir adım olarak Anabilim Dalı Başkanıyla görüşünce sorun kısa sürede çözüldü. Ancak bu sefer de gelen belgede 132 AKTS yazıyordu. Bir önceki sefer kredim yanlış hesaplanmıştı.
Son olarak bu belgeyi iletince üçüncü kez kredi değişince artık benden gerçek diplomamı ve diploma ekini istediler. Tahminlere göre diplomamın hazırlanıp imzalanması altı ayı bulabilirdi. Can havliyle rektöre durumu anlatan bir mail yazdım. Neyse ki diplomam basılmış rektörlüğe ulaşmıştı. Ertesi gün rektörlükten diplomamın imzalandığına dair bir mail aldım. Kısa süre sonra diploma ekim hazırdı. Öncesinde de transkriptimin doğru versiyonu hazırlanmış ve Ostrava’ya gönderilmişti. Bu son postalama işlemini PTT’nin TURPEX sistemi ile yaptık. Şaşırtıcı bir şekilde iki günde Ostrava’ya ulaştı. TURPEX’teki en büyük sorun bilgilendirme sistemi olmakla birlikte özel kargo şirketlerinden üç kat daha ucuz. Sanırım bu sefer sorun çözülmüştü.
Tüm bunlar yaşanırken bir yandan Hatay’da istifa işlemlerimi yaptım ve bayram öncesi Hatay’dan ayrıldım. Diğer yandan da vize işlemleri devam ediyordu. Bir sonraki yazıda baştan sona Çek Cumhuriyeti vize işlemlerini anlatacağım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir